Destelere dön

🎧 Tracee Ellis Ross: A woman's fury holds lifetimes of wisdom | TED

Tracee Ellis Ross, bir arkadaşının postanede fiziksel olarak kenara itilmesiyle hissettiği açıklanamaz öfkeyi anlatıyor. Bu öfkenin, kadınların yüzyıllardır vücutlarına izinsiz dokunulması ve saygısızlık edilmesi gibi birikmiş deneyimlerden kaynaklandığını söylüyor. Ross, kadınları öfkelerini kabul etmeye ve dile getirmeye, erkekleri ise bu kültürü değiştirmek için sorumluluk almaya çağırıyor.

C1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#feminizm #kadın hakları #ted #ted talks #toplumsal cinsiyet
Son güncelleme: 2026-09-03
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Çözen kişi
1
Toplam çalışma
40
Ortalama başarı
%88
Ort. süre
4:00:00
🏆 Lider tablosu (1)
# Kullanıcı Çalışma Doğru Doğruluk Süre
1 @buglemdgdln1 40 35 %88 4:00:00

Sadece istatistik paylaşımına izin veren kullanıcılar görünür.

Bu destedeki kartlar

20 kart

to swallow

yutmak
+ bastırmak, içine atmak

"We swallow the furious feelings."

Öfkeli duyguları yutarız (içimize atarız).

👍 0 👎 0

to chomp on

üzerinde kafa yormak
+ düşünüp durmak, kemirmek (mecaz)

"This fury is something that I have been chomping on since the last US presidential election."

Bu öfke, son ABD başkanlık seçimlerinden beri üzerinde kafa yorduğum bir şey.

👍 0 👎 0

lifetimes of wisdom

birikmiş bilgelik
+ ömürler boyu süren bilgelik, nesillerin bilgeliği

"It holds lifetimes of wisdom."

İçinde birikmiş bilgelik barındırır.

👍 0 👎 0

to acknowledge

kabul etmek
+ farkına varmak, itiraf etmek

"I encourage you to acknowledge your fury."

Öfkenizi kabul etmenizi teşvik ediyorum.

👍 0 👎 0

to be of service to

hizmet etmek
+ yardımcı olmak, katkıda bulunmak

"May you ask how you can support a woman and be of service to change."

Bir kadını nasıl destekleyebileceğinizi ve değişime nasıl hizmet edebileceğinizi sormanız dileğiyle.

👍 0 👎 0

accountable

sorumlu
+ hesap verebilir, mesul

"May you be accountable and self-reflective, compassionate and open."

Sorumlu, öz eleştiri yapabilen, şefkatli ve açık olmanız dileğiyle.

👍 0 👎 0

benign

iyi huylu
+ zararsız, masum

"What seems like a benign moment at the post office is actually an anger grenade."

Postanede zararsız gibi görünen bir an aslında bir öfke bombasıdır.

👍 0 👎 0

to ignite

ateşlemek
+ tutuşturmak, tetiklemek

"It not only ignites the current fury, but it lights up the past."

Sadece mevcut öfkeyi ateşlemekle kalmaz, geçmişi de aydınlatır.

👍 0 👎 0

rage

çılgın öfke
+ hiddet, gazap

"Our frustration and our rage."

Hayal kırıklığımız ve çılgın öfkemiz.

👍 0 👎 0

indignation

öfke
+ gücenme, haklı öfke

"Centuries of never being able to directly address or express our indignation."

Yüzyıllardır öfkemizi doğrudan dile getirememe veya ifade edememe.

👍 0 👎 0

fury

öfke
+ hiddet, gazap

"A fury rose up in her that she could not explain."

İçinde açıklayamadığı bir öfke yükseldi.

👍 0 👎 0

to rationalize

mantıklı açıklama getirmek
+ rasyonalize etmek, akla uydurmak

"We try to make sense of nonsense, and we swallow the furious feelings."

Saçmalığı anlamlandırmaya çalışır ve öfkeli duyguları yutarız.

👍 0 👎 0

to manhandle

kaba davranmak
+ hırpalamak, taciz etmek

"When women get manhandled, we start to rationalize."

Kadınlar kaba muamele gördüğünde, mantıklı açıklamalar aramaya başlarız.

👍 0 👎 0

to trigger

tetiklemek
+ başlatmak

"It not only triggers discomfort and distress, but the unspoken experiences of our mothers' lives."

Sadece rahatsızlık ve sıkıntıyı tetiklemekle kalmaz, annelerimizin hayatlarındaki dile getirilmemiş deneyimleri de tetikler.

👍 0 👎 0

blind spot

kör nokta
+ farkında olunmayan alan

"This is a very big blind spot for most men."

Bu çoğu erkek için çok büyük bir kör noktadır.

👍 0 👎 0

to make space for

yer açmak
+ zemin hazırlamak, olanak sağlamak

"The innocuous makes space for the horrific."

Zararsız olan, korkunç olana zemin hazırlar.

👍 0 👎 0

spectrum

yelpaze
+ spektrum, aralık

"The common thread is the spectrum."

Ortak nokta bu yelpazedir.

👍 0 👎 0

egregious

aşırı
+ korkunç, çok kötü

"To the most egregious, violent and horrific situations."

En aşırı, şiddetli ve korkunç durumlara kadar.

👍 0 👎 0

innocuous

zararsız
+ masum, tehlikesiz

"In a seemingly innocuous way, where a woman's body is like a saltshaker."

Görünüşte zararsız bir şekilde, bir kadının vücudunun tuzluk gibi olduğu yerde.

👍 0 👎 0

to help oneself to something

bir şeyi izinsiz almak
+ kendine yardım etmek, bir şeye el koymak

"Men are so used to helping themselves, that it's like they can't help themselves."

Erkekler izinsiz almaya o kadar alışmış ki, sanki kendilerini alamıyorlar.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele