true goal
"When your goal matches your heart, learning becomes easy."
Hedefin kalbinle uyuştuğunda öğrenmek kolaylaşır.
Bu podcast, İngilizce öğrenirken gerçek motivasyonunuzu bulmanın önemini vurguluyor. Başkalarının sizin için belirlediği hedefler yerine, kalbinizden gelen kişisel amaçlara odaklanmanın öğrenme sürecini nasıl kolaylaştırdığını anlatıyor. Kendi yolunuzu bulduğunuzda, dil öğrenmenin bir mücadele değil, doğal bir yolculuk haline geldiğini keşfedeceksiniz.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"When your goal matches your heart, learning becomes easy."
Hedefin kalbinle uyuştuğunda öğrenmek kolaylaşır.
"If your reason is false, learning feels like a battle."
Sebebin sahteyse öğrenmek bir savaş gibi hissettirir.
"You are doing the actions but your heart is not in it."
Hareketleri yapıyorsun ama kalbin işin içinde değil.
"Intrinsic motivation means you want to do something for yourself because it makes you happy."
İçsel motivasyon, bir şeyi mutlu olduğun için kendin yapmak istemen demektir.
"Extrinsic motivation means you want to do something for external rewards, for money, for praise."
Dışsal motivasyon, parayla, övgüyle gibi dış ödüller için bir şey yapmak istemen demektir.
"She stayed true to herself and chose a different career."
Kendine sadık kaldı ve farklı bir kariyer seçti.
"Your why is your fuel. It keeps you going when things get difficult."
Nedenin yakıtındır. Zorlaştığında seni devam ettirir.
"Your feelings tell you the truth. Your heart always knows what is real."
Duyguların sana gerçeği söyler. Kalbin her zaman neyin gerçek olduğunu bilir.
"These are not bad reasons. But they are not your reasons. They are external reasons."
Bunlar kötü sebepler değil. Ama senin sebeplerin değil. Dışsal sebepler.
"You deserve to walk your own path, too."
Sen de kendi yolunda yürümeyi hak ediyorsun.
"Does learning English feel like you are carrying a heavy stone up a mountain?"
İngilizce öğrenmek dağa ağır bir taş taşımak gibi mi geliyor?
"I will show you how to know if you are on the right path."
Doğru yolda olup olmadığını nasıl anlayacağını göstereceğim.
"You feel excitement. You feel curiosity. You feel a pull toward it."
Heyecan duyarsın. Merak duyarsın. Ona karşı bir çekim hissedersin.
"You do not fight against yourself. You move with yourself."
Kendinle savaşmazsın. Kendinle birlikte hareket edersin.
"You feel like you are wearing someone else's clothes. They do not fit right."
Başkasının kıyafetlerini giyiyormuş gibi hissedersin. Tam oturmazlar.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle