Destelere dön

Orta — YDS Akademik Fiiller: Değişim ve Gelişim

Sınavlarda sıkça karşımıza çıkan değişim, gelişim ve ilerleme süreçlerini ifade eden akademik fiiller.

Orta 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik #development #sinav #yds #yokdil
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

Alleviate

hafifletmek
+ azaltmak, dindirmek

"The doctor gave him a strong medicine to alleviate his back pain."

Doktor sırt ağrısını hafifletmek için ona güçlü bir ilaç verdi.

👍 0 👎 0

Step up

artırmak
+ hızlandırmak, yoğunlaştırmak

"The government decided to step up its efforts against economic crime."

Hükümet, ekonomik suçlara karşı çabalarını artırmaya karar verdi.

👍 0 👎 0

Yield

sonuç vermek
+ ürün vermek, sağlamak

"We hope that this scientific project will yield useful results soon."

Bu bilimsel projenin yakın zamanda faydalı sonuçlar vermesini umuyoruz.

👍 0 👎 0

Undermine

zayıflatmak
+ baltalamak, sarsmak

"Constant criticism can easily undermine a worker's professional confidence."

Sürekli eleştiri, bir çalışanın mesleki güvenini kolayca zayıflatabilir.

👍 0 👎 0

Trigger

tetiklemek
+ başlatmak, yol açmak

"Extreme stress can trigger severe headaches and other serious health problems."

Aşırı stres, şiddetli baş ağrılarını ve diğer ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir.

👍 0 👎 0

Facilitate

kolaylaştırmak
+ sağlamak

"Clear signs in the airport facilitate communication for international tourists."

Havalimanındaki açık işaretler, uluslararası turistler için iletişimi kolaylaştırır.

👍 0 👎 0

Exceed

aşmak
+ ilerisine geçmek

"Drivers should never exceed the speed limit on dangerous mountain roads."

Sürücüler tehlikeli dağ yollarında hız sınırını asla aşmamalıdır.

👍 0 👎 0

Disrupt

aksatmak
+ bozmak, kesintiye uğratmak

"A sudden loud noise can disrupt the natural sleep cycle of infants."

Ani ve yüksek bir ses, bebeklerin doğal uyku düzenini aksatabilir.

👍 0 👎 0

Deplete

tüketmek
+ bitirmek, azaltmak

"Wars can quickly deplete a country's financial reserves and food supplies."

Savaşlar bir ülkenin finansal rezervlerini ve gıda stoklarını hızla tüketebilir.

👍 0 👎 0

Attenuate

zayıflatmak
+ etkisini azaltmak

"Doctors found a way to attenuate the negative effects of the virus."

Doktorlar virüsün olumsuz etkilerini zayıflatmanın bir yolunu buldu.

👍 0 👎 0

Enhance

artırmak
+ geliştirmek, yükseltmek

"We can introduce new training programs to enhance employee performance."

Çalışan performansını artırmak için yeni eğitim programları sunabiliriz.

👍 0 👎 0

Exacerbate

kötüleştirmek
+ şiddetlendirmek

"Building more roads might exacerbate the city's heavy traffic problem."

Daha fazla yol inşa etmek şehrin yoğun trafik sorununu kötüleştirebilir.

👍 0 👎 0

Vary

çeşitlilik göstermek
+ farklılık göstermek, değişmek

"The test results vary depending on the age of the participants."

Test sonuçları katılımcıların yaşına göre çeşitlilik göstermektedir.

👍 0 👎 0

Undergo

süreçten geçmek
+ geçirmek, maruz kalmak

"The old historic hospital will undergo a complete renovation next month."

Eski tarihi hastane önümüzdeki ay tam bir renovasyon sürecinden geçecek.

👍 0 👎 0

Sustain

sürdürmek
+ devam ettirmek, korumak

"It is difficult to sustain economic growth during a major pandemic."

Büyük bir salgın sırasında ekonomik büyümeyi sürdürmek zordur.

👍 0 👎 0

Expedite

hızlandırmak
+ kolaylaştırmak

"They adopted new software to expedite the delivery process of goods."

Malların teslimat sürecini hızlandırmak için yeni bir yazılım benimsediler.

👍 0 👎 0

Fluctuate

dalgalanmak
+ değişip durmak

"Oil prices fluctuate constantly because of the global market conditions."

Petrol fiyatları, küresel piyasa koşulları nedeniyle sürekli dalgalanmaktadır.

👍 0 👎 0

Foster

teşvik etmek
+ geliştirmek, büyütmek

"The teacher tried to foster a sense of cooperation among the students."

Öğretmen, öğrenciler arasında bir iş birliği duygusu teşvik etmeye çalıştı.

👍 0 👎 0

Consolidate

güçlendirmek
+ sağlamlaştırmak, birleştirmek

"The country wants to consolidate its political position in the region."

Ülke, bölgedeki siyasi konumunu güçlendirmek istiyor.

👍 0 👎 0

Diminish

azaltmak
+ azalmak, eksiltmek

"The supply of clean water will diminish if the dry weather continues."

Kuru hava devam ederse temiz su arzı azalacak.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele