Destelere dön

🎧 How A Poor Boy Built Honda || Learn English Through Story Level 2 🔥 || English Listening Practice ✅

Soichiro Honda, yoksul bir çocukken gördüğü bir arabanın motor sesine aşık oldu ve hiçbir eğitimi olmamasına rağmen pes etmeden çalışarak Honda markasını kurdu. Deprem, savaş ve iflas gibi büyük zorluklara rağmen başarısızlıktan korkmadı ve bisiklet motorundan arabalara, hatta jetlere uzanan bir imparatorluk yarattı. Bu hikaye, azmin ve hayallerin gücünü anlatıyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma
Son güncelleme: 2026-08-24
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

workshop

atölye
+ işlik

"He would skip school just to go to the workshop with his father."

Okulu asar ve babasıyla atölyeye giderdi.

👍 0 👎 0

accountability

sorumluluk
+ hesap verebilirlik

"He believed in accountability; he said 'If it fails, I will take responsibility.'"

Sorumluluğa inanıyordu; 'Başarısız olursa sorumluluğu alırım.' dedi.

👍 0 👎 0

stirred

heyecanlandırmak
+ duygulandırmak, kımıldatmak

"The value of life can be measured by how many times your soul has been deeply stirred."

Hayatın değeri, ruhunuzun kaç kez derinden heyecanlandığıyla ölçülebilir.

👍 0 👎 0

affordable

uygun fiyatlı
+ ekonomik

"It was affordable, fast, easy to use and perfect for a poor broken Japan after the war."

Uygun fiyatlı, hızlı, kullanımı kolay ve savaş sonrası fakir, yıkık Japonya için mükemmeldi.

👍 0 👎 0

reliable

güvenilir

"It wasn't luxurious but it was reliable, cute and fun to drive."

Lüks değildi ama güvenilir, sevimli ve sürmesi eğlenceliydi.

👍 0 👎 0

efficient

verimli
+ etkili

"He wanted to build something new, smaller, more efficient and cheaper."

Yeni, daha küçük, daha verimli ve daha ucuz bir şey inşa etmek istedi.

👍 0 👎 0

bold

cesur
+ cüretkar

"When Soichiro turned 15 years old, he did something very bold."

Soichiro 15 yaşına geldiğinde çok cesur bir şey yaptı.

👍 0 👎 0

curious

meraklı

"But Soichiro was curious; he ran behind the car and looked at the wheels."

Ama Soichiro meraklıydı; arabanın arkasından koştu ve tekerleklere baktı.

👍 0 👎 0

contract

sözleşme
+ anlaşma, kontrat

"Toyota gave him a big contract and said 'We will buy your piston rings in large quantity.'"

Toyota ona büyük bir sözleşme verdi ve 'Piston segmanlarınızı büyük miktarda satın alacağız.' dedi.

👍 0 👎 0

scrap metal

hurda metal

"He collected scrap metal and rebuilt his factory piece by piece."

Hurda metal topladı ve fabrikasını parça parça yeniden inşa etti.

👍 0 👎 0

rejection

reddetme
+ ret, geri çevirme

"This is a story of a man who faced rejection, loss, war, earthquake, bankruptcy and humiliation."

Bu, reddedilme, kayıp, savaş, deprem, iflas ve aşağılanmayla yüzleşen bir adamın hikayesidir.

👍 0 👎 0

motorized bicycle

motorlu bisiklet
+ motosiklet, motorize bisiklet

"He created the first motorized bicycle in Japan."

Japonya'daki ilk motorlu bisikleti yarattı.

👍 0 👎 0

generator

jeneratör

"He had an old army generator, a machine that creates power."

Eski bir ordu jeneratörü vardı, güç üreten bir makine.

👍 0 👎 0

earthquake

deprem

"In 1935, just when the factory was getting ready, a huge earthquake hit the area."

1935'te, fabrika hazırlanırken bölgeyi büyük bir deprem vurdu.

👍 0 👎 0

piston ring

piston segmanı

"His company made piston rings, an important part inside car engines."

Şirketi, araba motorlarının önemli bir parçası olan piston segmanları yapıyordu.

👍 0 👎 0

helplessness

çaresizlik
+ acizlik

"He saw pain, he saw hunger, he saw helplessness."

Acıyı gördü, açlığı gördü, çaresizliği gördü.

👍 0 👎 0

siblings

kardeşler
+ kardeş sayısı

"Soichiro had eight siblings, but five of them died when they were very young."

Soichiro'nun sekiz kardeşi vardı, ancak beşi çok gençken öldü.

👍 0 👎 0

weaver

dokumacı

"His mother Mika Honda was a weaver; she made cloth from her hands."

Annesi Mika Honda bir dokumacıydı; elleriyle kumaş yapardı.

👍 0 👎 0

blacksmith

demirci

"His father Giaki Honda was a blacksmith; that means he used to repair things like bicycles, kitchen tools and other metal items."

Babası Giaki Honda bir demirciydi; yani bisiklet, mutfak aletleri ve diğer metal eşyaları tamir ederdi.

👍 0 👎 0

humiliation

aşağılanma
+ küçük düşürülme, utandırılma

"This is a story of a man who faced rejection, loss, war, earthquake, bankruptcy and humiliation."

Bu, reddedilme, kayıp, savaş, deprem, iflas ve aşağılanmayla yüzleşen bir adamın hikayesidir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele