Destelere dön

🎧 The Story of Buddha || Learn English Through Story Level 2 🔥|| Graded Reader || Listening Practice✅️

Buda'nın hayatını anlatan bu hikaye, bir prensin lüks saray hayatını terk ederek aydınlanma yolculuğuna çıkışını konu alır. Siddhartha'nın karşılaştığı yaşlılık, hastalık ve ölüm gerçekleri, onu dünyevi zevklerin ötesinde gerçek mutluluğu aramaya yönlendirir.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 30 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma
Son güncelleme: 2026-09-06
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 30 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

30 kart

the Eightfold Path

Sekiz Aşamalı Yol
+ Sekiz Dilimli Yol

"The Eightfold Path leads to the end of suffering."

Sekiz Aşamalı Yol acının sona ermesine götürür.

👍 0 👎 0

to radiate

yaymak
+ ışık saçmak

"He radiated wisdom and compassion."

Bilgelik ve şefkat yayıyordu.

👍 0 👎 0

to transcend

aşmak
+ ötesine geçmek

"His teachings transcend time and culture."

Öğretileri zamanı ve kültürü aşar.

👍 0 👎 0

to let go

bırakmak
+ vazgeçmek

"We must learn to let go of attachments."

Bağlılıkları bırakmayı öğrenmeliyiz.

👍 0 👎 0

inner peace

iç huzur
+ gönül rahatlığı

"Meditation brings inner peace."

Meditasyon iç huzur getirir.

👍 0 👎 0

truth

gerçek
+ hakikat

"He spent years searching for the truth."

Yıllarca gerçeği aradı.

👍 0 👎 0

wisdom

bilgelik
+ hikmet

"Buddha shared his wisdom with the world."

Buda bilgeliğini dünyayla paylaştı.

👍 0 👎 0

sacrifice

fedakarlık
+ özveri

"Leaving his family was a great sacrifice."

Ailesini terk etmek büyük bir fedakarlıktı.

👍 0 👎 0

non-judgmental

yargılayıcı olmayan
+ tarafsız

"Buddha was non-judgmental toward all people."

Buda tüm insanlara karşı yargılayıcı değildi.

👍 0 👎 0

skeptical

şüpheci
+ kuşkucu

"At first, his disciples were skeptical."

İlk başta müritleri şüpheciydi.

👍 0 👎 0

awakening

uyanış
+ aydınlanma

"His awakening brought profound peace."

Uyanışı derin bir huzur getirdi.

👍 0 👎 0

vow

yemin
+ ant, söz

"He made a vow not to rise until enlightened."

Aydınlanana kadar kalkmamaya yemin etti.

👍 0 👎 0

temptation

ayartma
+ baştan çıkarma

"Mara sent temptations to distract Buddha."

Mara, Buda'yı rahatsız etmek için ayartmalar gönderdi.

👍 0 👎 0

disciple

mürit
+ öğrenci, takipçi

"His disciples spread his teachings."

Müritleri onun öğretilerini yaydı.

👍 0 👎 0

monastic community

manastır topluluğu
+ keşiş topluluğu

"He founded a monastic community called the Sangha."

Sangha adında bir manastır topluluğu kurdu.

👍 0 👎 0

enlightened

aydınlanmış
+ bilge, uyanmış

"Buddha is known as the enlightened one."

Buda, aydınlanmış kişi olarak bilinir.

👍 0 👎 0

the Four Noble Truths

Dört Yüce Gerçek
+ Dört Asil Gerçek

"The Four Noble Truths are central to Buddhism."

Dört Yüce Gerçek Budizm'in merkezindedir.

👍 0 👎 0

the middle path

orta yol

"The middle path avoids extremes."

Orta yol aşırılıklardan kaçınır.

👍 0 👎 0

mindfulness

farkındalık
+ bilinçli farkındalık

"Mindfulness means being present in the moment."

Farkındalık, anda olmak demektir.

👍 0 👎 0

compassion

şefkat
+ merhamet

"Compassion is a key Buddhist virtue."

Şefkat önemli bir Budist erdemidir.

👍 0 👎 0

impermanence

geçicilik
+ süreksizlik

"Buddha taught the impermanence of all things."

Buda her şeyin geçiciliğini öğretti.

👍 0 👎 0

attachment

bağlanma
+ bağımlılık

"Attachment leads to pain."

Bağlanma acıya yol açar.

👍 0 👎 0

desire

arzu
+ istek, tutku

"Desire causes suffering."

Arzu acıya neden olur.

👍 0 👎 0

enlightenment

aydınlanma
+ uyanış

"He achieved enlightenment under the Bodhi tree."

Bodhi ağacının altında aydınlanmaya ulaştı.

👍 0 👎 0

meditation

meditasyon
+ derin düşünce

"Meditation helps calm the mind."

Meditasyon zihni sakinleştirmeye yardımcı olur.

👍 0 👎 0

ascetic

çileci
+ münzevi

"Ascetics practice self-denial."

Çileciler kendini inkar eder.

👍 0 👎 0

renunciant

dünyayı terk eden kişi
+ münzevi, çileci

"He became a renunciant to find truth."

Gerçeği bulmak için dünyayı terk etti.

👍 0 👎 0

suffering

acı çekme
+ ıstırap, acı

"Life is full of suffering."

Hayat acılarla doludur.

👍 0 👎 0

luxury

lüks
+ konfor, ihtişam

"He grew up surrounded by luxury."

Lüks içinde büyüdü.

👍 0 👎 0

prophet

peygamber
+ kahin

"A prophet predicted his future."

Bir peygamber geleceğini tahmin etti.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele