Destelere dön

🎧 İngilizce Öğrenirken Derinleşme Stratejileri | B2

Bu destede, İngilizce öğrenirken içerik tüketiminden derinleşmeye geçiş yapmanızı sağlayacak temel kelime ve kavramlar yer alıyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

connect with

bağ kurmak
+ ilişkilendirmek

"Find the one that does connect with you."

Seninle bağ kuranı bul.

👍 0 👎 0

quiet anxiety

sessiz kaygı
+ içten içe endişe

"The good feeling from buying becomes a quiet anxiety from not finishing."

Satın almanın verdiği iyi his, bitirmemenin verdiği sessiz bir kaygıya dönüşür.

👍 0 👎 0

genuinely new idea

gerçekten yeni fikir
+ tamamen yeni düşünce

"For a genuinely new idea to move into deep understanding, the brain needs space."

Gerçekten yeni bir fikrin derin bir anlayışa dönüşmesi için beynin alana ihtiyacı vardır.

👍 0 👎 0

shallow absorption

yüzeysel özümseme
+ sığ emilim

"Shallow absorption of many things is less than deep absorption of one thing."

Birçok şeyin yüzeysel özümsenmesi, bir şeyin derinlemesine özümsenmesinden daha azdır.

👍 0 👎 0

produce

üretmek
+ ortaya koymak

"Your brain starts producing. You find yourself thinking of a phrase you heard."

Beynin üretmeye başlar. Duyduğun bir ifadeyi düşünürken bulursun kendini.

👍 0 👎 0

scroll past

kaydırıp geçmek
+ geçip gitmek

"You think about ideas you would have scrolled past."

Kaydırıp geçeceğin fikirler üzerinde düşünürsün.

👍 0 👎 0

make a calculation

bir hesaplama yapmak
+ karar vermek

"The brain makes a calculation: why store this information when it is always available?"

Beyin bir hesaplama yapar: bu bilgi her zaman ulaşılabilirken neden depolayayım?

👍 0 👎 0

the Google effect

Google etkisi

"Betsy Sparrow studied something called the Google effect."

Betsy Sparrow, Google etkisi denen bir şeyi inceledi.

👍 0 👎 0

store in long-term memory

uzun süreli belleğe depolamak
+ kalıcı hafızaya almak

"The brain marks this as important and begins to store it in long-term memory."

Beyin bunu önemli olarak işaretler ve uzun süreli belleğe depolamaya başlar.

👍 0 👎 0

feel alive

canlı hissettirmek
+ hayat dolu hissettirmek

"The one resource that actually connects with you, that you actually look forward to, that makes you feel something real, not just productive. The one that feels most alive."

Seninle gerçekten bağ kuran, gerçekten dört gözle beklediğin, sadece üretken değil gerçek bir şey hissettiren kaynak. En canlı hissettiren.

👍 0 👎 0

consume

tüketmek
+ kullanmak

"You consume and consume and consume, and still you are thirsty."

Tüketirsin, tüketirsin, tüketirsin ve hâlâ susuz kalırsın.

👍 0 👎 0

permission

izin
+ müsaade

"You have permission to stop collecting and start deepening."

Toplamayı bırakıp derinleşmeye başlamak için iznin var.

👍 0 👎 0

go deep into

derinlemesine inmek
+ derinlemesine çalışmak

"Take one piece and play it every day for 30 days. Go deep into one."

Bir parçayı al ve 30 gün boyunca her gün çal. Birinin derinlemesine in.

👍 0 👎 0

accumulate

birikmek
+ yığılmak

"The unread books accumulate."

Okunmamış kitaplar birikir.

👍 0 👎 0

overwhelmed

bunalmış
+ altında ezilmiş

"They are overwhelmed by the very thing they loved."

Sevdikleri şey tarafından bunalmışlardır.

👍 0 👎 0

width

genişlik
+ yüzeysellik

"Width says 'I know about many things.' Depth says 'I actually understand this one thing.'"

Genişlik 'Birçok şey hakkında bilgim var' der. Derinlik 'Bu tek şeyi gerçekten anlıyorum' der.

👍 0 👎 0

depth

derinlik
+ derinlemesine olma

"Depth, not width. Always depth."

Derinlik, genişlik değil. Her zaman derinlik.

👍 0 👎 0

absorb

emmek
+ özümsemek, içine almak

"It does not absorb deeply because the ocean never ends."

Derinlemesine özümsemez çünkü okyanus asla bitmez.

👍 0 👎 0

process

işlemek
+ süreçten geçirmek

"The brain needs space, quiet time, time without new input, time to process."

Beynin alana, sessiz zamana, yeni girdi olmadan zamana, işlemek için zamana ihtiyacı vardır.

👍 0 👎 0

thirsty

susamış
+ susuz

"After all that consuming, you are still thirsty."

Tüm bu tüketimden sonra hâlâ susamışsın.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele