extra money
"We just don't have the extra money for that right now."
Şu anda bunun için ekstra paramız yok.
Tom, işini kaybeden babasının maddi zorluklarını anlamaz ve arkadaşlarının yeni eşyalarını kıskanır. Bir gün parkta kaybolmuş, içinde torununun ameliyat parası olan bir çanta bulur. Parayı alıkoymak isterken çantadaki notu okuyunca vicdan azabı çeker ve çantayı sahibine geri verir.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"We just don't have the extra money for that right now."
Şu anda bunun için ekstra paramız yok.
"I'm so sorry. I took it."
Çok üzgünüm. Onu ben aldım.
"I have to return the bag right now."
Çantayı hemen geri vermeliyim.
"This money is to save her life."
Bu para onun hayatını kurtarmak için.
"Surgery money for my granddaughter."
Torunum için ameliyat parası.
"My heart is beating so fast."
Kalbim çok hızlı atıyor.
"I'm rich."
Zenginim.
"Oh my goodness. This is so much money."
Aman Tanrım. Bu çok para.
"Just a quick peek."
Sadece hızlı bir göz atma.
"Look out!"
Dikkat et!
"I lost my job today."
Bugün işimi kaybettim.
"It's not fair at all."
Hiç adil değil.
"Look at my new gaming console."
Yeni oyun konsoluma bak.
"Wow, check out my new phone."
Vay, yeni telefonuma bir bak.
"It's totally useless now."
Artık tamamen işe yaramaz.
"The battery dies so fast."
Pil çok çabuk bitiyor.
"Just the basics will do."
Sadece temel ihtiyaçlar yeterli olacak.
"I have to put it back."
Onu geri koymalıyım.
"We'll get through this together."
Bunu birlikte atlatacağız.
"We have to save money from now on."
Bundan sonra para biriktirmeliyiz.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle