Destelere dön

🎧 Life Has No Museum | B2+ English Listening Practice

Bu video, Erich Maria Remarque'ın "Pişmanlık en işe yaramaz şeydir" sözünden yola çıkarak geçmiş hatalara takılıp kalmak yerine, onlardan ders alıp şimdiki ana odaklanmanın önemini anlatıyor. Hayatın mükemmeliyet gerektirmediğini, aksine hataların öğrenme ve büyüme fırsatı sunduğunu vurguluyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 16 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #kelime #kişisel gelişim
Son güncelleme: 2026-06-18
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 16 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

16 kart

regret

pişmanlık
+ pişman olmak

"Regret is the most useless thing in the world."

Pişmanlık dünyadaki en yararsız şeydir.

👍 0 👎 0

useless

yararsız
+ işe yaramaz

"Regret is the most useless thing in the world."

Pişmanlık dünyadaki en yararsız şeydir.

👍 0 👎 0

perfection

mükemmellik
+ kusursuzluk

"Perfection belongs in a museum."

Mükemmellik bir müzeye aittir.

👍 0 👎 0

museum

müze

"Perfection belongs in a museum."

Mükemmellik bir müzeye aittir.

👍 0 👎 0

saint

aziz
+ ermiş

"If it were possible to fix everything, we would all be saints."

Her şeyi düzeltmek mümkün olsaydı, hepimiz aziz olurduk.

👍 0 👎 0

to undo

geri almak
+ yok etmek

"A decision we made that we wish we could undo."

Geri almayı dilediğimiz bir karar.

👍 0 👎 0

to carry something

bir şeyi taşımak (sorumluluk
+ pişmanlık), yüklenmek

"Most of us are carrying something."

Çoğumuz bir şey taşıyoruz.

👍 0 👎 0

to sit with an idea

bir fikirle oturmak (üzerinde düşünmek)
+ bir fikri sindirmek

"Today we are going to sit with Remarque's idea."

Bugün Remarque'ın fikriyle oturacağız.

👍 0 👎 0

to convert

dönüştürmek
+ çevirmek

"Turning something heavy and useless into something light and real."

Ağır ve yararsız bir şeyi hafif ve gerçek bir şeye dönüştürmek.

👍 0 👎 0

to belong

ait olmak

"You belong in your life."

Sen hayatına aitsin.

👍 0 👎 0

frozen

donmuş
+ dondurulmuş

"It is perfect and it is frozen."

Mükemmeldir ve donmuştur.

👍 0 👎 0

to preserve

korumak
+ muhafaza etmek

"Things that are preserved behind glass."

Cam arkasında korunan şeyler.

👍 0 👎 0

to risk

riske atmak

"Nothing was ever risked."

Hiçbir şey riske atılmamıştı.

👍 0 👎 0

to punish oneself

kendini cezalandırmak

"They have been punishing themselves for 15 years."

15 yıldır kendilerini cezalandırıyorlar.

👍 0 👎 0

to acknowledge

kabul etmek
+ itiraf etmek

"You are allowed to acknowledge what happened and still live forward."

Olanı kabul edip yine de ileriye doğru yaşamaya izniniz var.

👍 0 👎 0

to move forward

ilerlemek
+ ileriye gitmek

"The version of yourself that could be moving forward today."

Bugün ilerleyebilecek olan kendinizin versiyonu.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele