Destelere dön

🎧 Don’t Waste Your Time to Wait for Anything | Daily English Speaking Conversations Practice (A2-B1)

Bu videoda, zamanı farkında olmadan küçük parçalar halinde kaybetmenin yaygın bir sorun olduğu ve bunun genellikle telefon kontrolü gibi masum alışkanlıklarla başladığı anlatılıyor. Zamanı daha iyi kullanmak için küçük ve net hedefler belirlemenin, "cep zamanı" olarak adlandırılan kısa anları değerlendirmenin ve öğrenmeyi bir zorunluluk değil, keyifli bir aktivite haline getirmenin önemi vurgulanıyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #iş ingilizcesi #kelime #zaman yönetimi
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

waste time

zamanı boşa harcamak
+ zaman kaybetmek

"Don't waste your time waiting for anything."

Hiçbir şeyi bekleyerek zamanını boşa harcama.

👍 0 👎 0

mindless scrolling

düşüncesizce kaydırma
+ amaçsızca kaydırma

"Mindless scrolling on social media is a clear example of a time thief."

Sosyal medyada düşüncesizce kaydırmak, zaman hırsızının açık bir örneğidir.

👍 0 👎 0

time thief

zaman hırsızı

"Social media can be a time thief for me."

Sosyal medya benim için bir zaman hırsızı olabilir.

👍 0 👎 0

pocket time

cep zamanı
+ küçük zaman dilimleri

"I use pocket time to listen to a short English audio."

Kısa bir İngilizce ses kaydı dinlemek için cep zamanımı kullanırım.

👍 0 👎 0

intentional

kasıtlı
+ bilinçli, amaçlı

"I try to be intentional with my time in the morning."

Sabahları zamanımı bilinçli kullanmaya çalışırım.

👍 0 👎 0

vague

belirsiz
+ muğlak

"I want to improve my English is a bit vague."

İngilizcemi geliştirmek istiyorum biraz belirsiz.

👍 0 👎 0

tiny plan

küçük plan
+ ufak plan

"Setting a tiny plan is very simple but very powerful."

Küçük bir plan yapmak çok basit ama çok güçlüdür.

👍 0 👎 0

slip away

kaçıp gitmek
+ kaybolmak, akıp gitmek

"Time slips away when we scroll without noticing."

Farkında olmadan kaydırdığımızda zaman kaçıp gider.

👍 0 👎 0

recharge

şarj olmak
+ yenilenmek, enerji toplamak

"You're not falling behind. You're recharging."

Geri kalmıyorsun. Yenileniyorsun.

👍 0 👎 0

guilty

suçlu
+ suçluluk duyan

"They want to rest, but they also feel guilty about it."

Dinlenmek isterler ama bunun için suçluluk da hissederler.

👍 0 👎 0

keep going

devam etmek
+ sürdürmek

"Our feelings decide if we keep going or give up."

Duygularımız devam edip etmeyeceğimize karar verir.

👍 0 👎 0

give up

vazgeçmek
+ pes etmek

"Our feelings decide if we keep going or give up."

Duygularımız devam edip etmeyeceğimize veya vazgeçeceğimize karar verir.

👍 0 👎 0

add up

birikmek
+ toplanmak

"Small coins slowly add up."

Küçük paralar yavaşça birikir.

👍 0 👎 0

fall behind

geri kalmak

"You're not falling behind. You're recharging."

Geri kalmıyorsun. Yenileniyorsun.

👍 0 👎 0

awareness

farkındalık

"Awareness is the first step before any change."

Farkındalık, herhangi bir değişiklikten önceki ilk adımdır.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele