Destelere dön

🎧 When You Realize You're Living Someone Else's Life | B1 English Listening Practice

Bu videoda, başkalarının beklentilerine göre yaşamanın getirdiği yabancılaşma hissi ve İngilizce öğrenmenin kişinin gerçek benliğini keşfetmesine nasıl yardımcı olabileceği anlatılıyor. Yeni bir dil, özgüven kazanma ve hayatta cesur adımlar atma fırsatı sunarak, kişinin kendi hayatının kontrolünü yeniden eline almasını sağlar.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dinleme #kişisel gelişim #konusma #motivasyon
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

becoming more yourself

daha çok kendin olmak
+ kendine daha yakın olmak

"It's about becoming more yourself."

Bu daha çok kendin olmakla ilgili.

👍 0 👎 0

set it free

özgür bırakmak
+ serbest bırakmak

"Waiting for your English voice to set it free."

İngilizce sesinin onu özgür bırakmasını bekliyor.

👍 0 👎 0

find your voice again

sesini yeniden bulmak
+ kendini ifade etme gücünü yeniden kazanmak

"You're finding your voice again."

Sesini yeniden buluyorsun.

👍 0 👎 0

awakening

uyanış
+ farkındalık

"Realizing you're living someone else's life is an awakening."

Başkasının hayatını yaşadığını fark etmek bir uyanıştır.

👍 0 👎 0

write your own plan

kendi planını yazmak
+ kendi yol haritanı çizmek

"Deciding to write your own plan."

Kendi planını yazmaya karar vermek.

👍 0 👎 0

starting fresh in your own life

kendi hayatında yeni baştan başlamak
+ kendi yaşamında sıfırdan başlamak

"Not starting fresh in a new country, but starting fresh in your own life."

Yeni bir ülkede değil, kendi hayatında yeni baştan başlamak.

👍 0 👎 0

speak your truth

gerçeğini söylemek
+ doğrularını dile getirmek

"Every conversation is practice for speaking your truth."

Her konuşma, gerçeğini söyleme pratiğidir.

👍 0 👎 0

be imperfect while you learn

öğrenirken kusurlu olmak
+ mükemmel olmamak

"To be imperfect while you learn."

Öğrenirken kusurlu olmak.

👍 0 👎 0

express yourself in new ways

kendini yeni şekillerde ifade etmek
+ kendini farklı biçimlerde anlatmak

"You give yourself permission to express yourself in new ways."

Kendini yeni şekillerde ifade etme izni verirsin.

👍 0 👎 0

the world told you to be smaller and quieter

dünyanın sana küçük ve sessiz olmanı söylemesi
+ toplumun seni bastırması

"The person you were before the world told you to be smaller and quieter."

Dünya sana küçük ve sessiz olmanı söylemeden önceki kişi.

👍 0 👎 0

living someone else's life

başkasının hayatını yaşamak
+ başkasının yaşamını sürmek

"When you realize you're living someone else's life, it's an awakening."

Başkasının hayatını yaşadığını fark ettiğinde bu bir uyanıştır.

👍 0 👎 0

take risks in life

hayatta risk almak
+ risk almak

"When people practice English conversation, they become more willing to take risks in life."

İnsanlar İngilizce konuşma pratiği yaptığında hayatta risk almaya daha istekli hale gelir.

👍 0 👎 0

permission to show parts of yourself

kendinin bazı yönlerini gösterme izni
+ kendini ifade etme özgürlüğü

"English gives you permission to show parts of yourself your culture might not like."

İngilizce sana kültürünün sevmeyebileceği yönlerini gösterme izni verir.

👍 0 👎 0

flexible personalities

esnek kişilikler
+ değişken kişilik yapıları

"People who speak two languages have more flexible personalities."

İki dil konuşan insanlar daha esnek kişiliklere sahiptir.

👍 0 👎 0

find your way back to yourself

kendine giden yolu bulmak
+ kendine dönüş yolunu bulmak

"You're ready to find your way back to yourself."

Kendine giden yolu bulmaya hazırsın.

👍 0 👎 0

gave up their dreams

hayallerinden vazgeçti
+ hayallerini terk etti

"The parent who gave up their dreams for others."

Başkaları için hayallerinden vazgeçen ebeveyn.

👍 0 👎 0

acting in a play

bir oyunda rol yapmak
+ tiyatro oynuyormuş gibi hissetmek

"How much feels like acting in a play?"

Ne kadarı bir oyunda rol yapmak gibi geliyor?

👍 0 👎 0

soul tired

ruhen yorgun
+ ruhsal yorgunluk

"Not body tired, but soul tired."

Beden yorgunluğu değil, ruh yorgunluğu.

👍 0 👎 0

fresh start

yeni başlangıç
+ temiz sayfa

"In English, you get a fresh start."

İngilizcede yeni bir başlangıç yaparsın.

👍 0 👎 0

stranger in your own life

kendi hayatında yabancı
+ kendi yaşamında yabancı hissetmek

"Many people feel like strangers in their own lives."

Birçok insan kendi hayatında yabancı hisseder.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele