Destelere dön

🎧 Nothing Lasts Forever | B1 English Practice Podcast

Hiçbir şey kalıcı değildir. Hayat bize her şeyi ödünç verir ve zamanı gelince geri alır. Bu farkındalık, anı yaşamamızı ve sahip olduklarımızın kıymetini bilmemizi sağlar.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #kelime
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

precious

değerli
+ kıymetli, paha biçilmez

"Every moment becomes precious."

Her an değerli hale gelir.

👍 0 👎 0

flow

akış
+ akmak, akışta olmak

"Just flowing with life."

Sadece hayatla birlikte akmak.

👍 0 👎 0

acceptance

kabul
+ kabullenme, razı olma

"Acceptance brings freedom."

Kabullenme özgürlük getirir.

👍 0 👎 0

sacred

kutsal
+ mukaddes

"This moment is sacred."

Bu an kutsaldır.

👍 0 👎 0

irreplaceable

yeri doldurulamaz
+ eşsiz

"This makes today irreplaceable."

Bu, bugünü yeri doldurulamaz kılar.

👍 0 👎 0

this too shall pass

bu da geçer
+ bu da geçer ya

"Remember: this too shall pass."

Unutmayın: bu da geçer.

👍 0 👎 0

morbid

kasvetli
+ ölümle ilgili, karanlık

"Counting sounds morbid, but it wakes you up."

Saymak kasvetli geliyor ama sizi uyandırıyor.

👍 0 👎 0

gratitude

şükran
+ minnettarlık, teşekkür

"Eat with gratitude."

Şükranla yiyin.

👍 0 👎 0

present

anda olmak
+ farkında olmak, dikkatli olmak

"Be present for them."

Onlar için anda olun.

👍 0 👎 0

ordinary

sıradan
+ olağan, alışılmış

"The ordinary moments are the ones you'll miss most."

En çok özleyeceğiniz anlar sıradan anlardır.

👍 0 👎 0

borrowed

ödünç alınmış
+ geçici olarak verilmiş

"Everything is borrowed from life."

Her şey hayattan ödünç alınmıştır.

👍 0 👎 0

cling to

sıkıca tutunmak
+ sarılmak, yapışmak

"Stop clinging to things that can't be held."

Tutulamayacak şeylere sıkıca tutunmayı bırakın.

👍 0 👎 0

let go

bırakmak
+ salıvermek, vazgeçmek

"Let go easier when something ends."

Bir şey bittiğinde daha kolay bırakın.

👍 0 👎 0

appreciate

takdir etmek
+ değerini bilmek, kıymetini bilmek

"You appreciate what you have before it's gone."

Sahip olduklarınızın kıymetini kaybetmeden önce bilirsiniz.

👍 0 👎 0

take for granted

hafife almak
+ değerini bilmemek, kanıksamak

"You stop taking things for granted."

Bir şeyleri hafife almayı bırakırsınız.

👍 0 👎 0

freeing

özgürleştirici
+ rahatlatıcı

"This truth is the most freeing thing you'll ever learn."

Bu gerçek, öğreneceğiniz en özgürleştirici şeydir.

👍 0 👎 0

click

yerine oturmak
+ anlaşılmak, kavramak

"Something clicks and you see life differently."

Bir şey yerine oturur ve hayatı farklı görürsünüz.

👍 0 👎 0

shift

değişmek
+ kaymak, dönüşmek

"Something shifts inside you."

İçinizde bir şey değişir.

👍 0 👎 0

on loan

ödünç olarak
+ geçici olarak verilmiş

"Everything is on loan from life."

Her şey hayattan ödünç alınmıştır.

👍 0 👎 0

temporary

geçici
+ kalıcı olmayan

"Everything is temporary."

Her şey geçicidir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele